Tarım

Çanakkale Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver oldu

Çanakkale Ziraat Odası Olağan Genel Kurul'unda delegelerin 38 oyunu alan Ufuk Ünver, yeni başkan olarak seçildi.

Çanakkale Ziraat Odası Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurul'da mevcut başkan İsmail Kaya aday olmazken, Ufuk Ünver kırmızı, Ufuk Göçoğlu ise beyaz liste ile seçime girdi. Gel Kurul saygı duruşunda bulunup, İstiklal Marşı'nın okunması ile başladı. Daha sonra Genel Kurul'da faaliyet raporu konuşmasını yapan Oda Başkanı İsmail Kaya, "Yapılacak Genel Kurulun hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bakınız tarım dünyada da ülkemizde de şehrimizde de her gün her geçen gün değişiyor ve gelişiyor. Bu değişime ve gelişime bizim de ayak uydurmamız gerekiyor. Bir şekilde bu girişime üreticilerimizi hazırlamamız gerekiyor. Dolayısıyla bu değişim ve gelişim devam ederken sorun olan bazı şeyler sorun olmaktan çıkıyor. Ama sorun olmayan, hiç sorun olmayan, hiç sorun gibi görünmeyen birçok şeyde sorun olarak hayatımıza giriyor. Dolayısıyla yönetmek, ön görmektir. Bazı şeyleri sorun olmadan öngörerekten üreticilerimizin işlerinde ilerleyebilmeleri için yardımcı olmak çok kıymetli. Bu konuda da bizim gibi odaların da yine konunun muhattabı kurum ve kuruluşların da birbirlerine ciddi şekilde görevler düşmekte. Üreticilerimizin bu görevleri de konunun muhatabı gibi yani bizden bizlerden konulu muhatabın muhataplarından beklemekteler" dedi.
 
"Yüzlerce ürün yetiştirirken yüzlerce de sorunla uğraşıyoruz"
Çanakkale'nin birçok ürünün bir arada yetiştiği böyle enteresan iyi, torpilli bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kaya, "Yüzlerce çeşit ürün yetiştiriyoruz bölgemizde. Yalnız yüzlerce ürün yetiştirirken yüzlerce de sorunla uğraşıyoruz. Yani her bir ürün şimdi bazı bölgelere bakıyorsun işte bir tane fındık var veyahut da çay var. Ama bizim bölgemize geldiğimizde biz aynı anda buğday da yetiştiriyoruz. Aynı anda domates de yetiştiriyoruz. mısır da yetiştiriyoruz. Çeltik de yetiştiriyoruz. Bunun yanında ciddi şekilde bölgemizin meyveciliği ortada. Ama her bir ürünün de bakın ciddi şekilde  problemleri var. Dolayısıyla bölgemizde  bu tarz yerlerde görev yapmanın ciddi şekilde zorluklarıda olmakta. Yalnız ben sekiz yıldan beri bu görevi yapmaktayım. Sekiz yıl önce bu göreve gelirken sekiz yıl sonra bugünü düşünerekten hep hareket ettim. Elimden geldiğince üreticilerimizin hakkını her ortamda korumaya çalıştım. Üreticilerimizi her ortamda temsil etmeye çalıştım. Ne yönetim kurulumun, ne üreticilerimizin, ne de kendimin başını öne eğdirecek hiçbir hareketin oluşumun içinde hiçbir zaman bulunmadığını düşünmedim, aklımdan da geçirmedim. Hep düşündüğümüz bir şey vardı. Üreticilerimizin daha iyi kazanabilmesi, daha kazançlı bir şekilde yollarına devam edebilmesi ancak bunun yanında tüketicilerimizin de bizim ürettiğimiz ürünleri ulaşabilir fiyatlardan ulaşmasını hep hayal ettik. Yani bunu hayal ederken bunu hep anlattık. Şimdi tabii ki biz üretici olarak kazanmak istiyoruz. Tabii ki biz üretici olarak daha iyi kazanç elde etmek istiyoruz. Ama bunun yanında biz aynı zamanda birer de tüketiciyiz. Dolayısıyla bizim ürettiğimiz bütün ürünlere bütün gıdaya her gelir grubundaki vatandaşımızın da her an ulaşabiliyor olmasını hep  arzu ettik. Hep bu yönde de çalışmalarımız oldu. Bununla alakalı da sabah buraya gelirken notlarıma baktım. Hep taban ve taban fiyat uygulamasının her toplantıda anlatmışım. Her gittiğim bu tarzda konuşma esnasında bizim ürettiğimiz ürünlerin mutlaka bir tavan bir de taban fiyatının oluşmasını hep arzu ettik. Yani şimdi bakıyorsun bugün işte suluk şeftaliden bahsedeceğim. Meyve üreticileri için söylüyorum. Bugün 40 kuruşa suluk şeftali satıyoruz kırk kuruşa. Yarın bakıyorsun 1 TL. Şimdi bugün de yarın arasında ne değişti? Dolayısıyla yani bu yönde bir sürü çalışmalarımız oldu. Gittiğimiz her  yerlerde de bunu anlatmaya gayret ettik. Yine bir diğer anlattığımız bu süre zarfında anlattığımız planlı üretimin ciddi şekilde üzerinde durduk. Bir şekilde planlı üretimle yürümenin çok kıymetli olduğunu anlattık. Ne üretiyoruz? Neyi tüketiyoruz? Yani bunu bildiğimizde bence üretici de tüketici de uygun fiyatlarda bir noktada buluşacağını düşünmekteyiz" şeklinde konuştu.
 
"Doğa bizi uyarıyor"
Kurak bir kış sezonu geçirmekte olduklarını belirten Kaya, "Bugün çok şükür kar yağıyor. İnşallah devam da edecek. İnşallah yukarıları daha fazla yağar. Göletlerimize barajlarımıza da doluluk oranları istediğimiz seviyeye gelir. Ama doğa bizi uyarıyor. Bunu da unutmamak gerekiyor. Doğa diyor ki beni idareli kullanın. Beni israftan kaçının diyor.  Yine bu yönde de geçmiş günlerde ciddi şekilde çalışmalar oldu. İsrafın önüne  geçilebilmesi için israflı kullanımının önüne geçilebilmesi için çok yakında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin de bu yönde bizim de çok takdir ettiğimiz su israfının önüne geçilmesi noktasında bir çalışması oldu. Bu çalışma etrafında da öyle ümit ediyorum ki işte açık sistem sulama sistemlerinin çok kısa sürede kapalı sistemlerle değiştirilerek o yönde de su israfının önüne geçileceğini düşünmekteyim. Ama burada asıl doğanın bize vermiş olduğu mesajı çok iyi algılamamız gerekiyor mesajı. Çok iyi algılamamız gerekiyor ve su israfından kaçınmamız önümüzdeki yıllarda üretime sağlıklı bir şekilde kazançlı bir şekilde devam edebilmemiz için çok kıymetli olduğunu düşünmekteyim. Yine bölgemizdeki bir iki sorundan bahsedeceğim. İşte depo noktasında lisanslı depouculuk noktasında bölgemizde noksanlarımız var. Üretici zaman zaman üretiyor. Ürününü bekletmek istiyor. Yani önümüzdeki günlerde ürünün pahalanacağını öngörüyor. Ama bir deposu olmadığı için de bunu gerçekleştiremiyor. Bölgemizde depoculuğunda bir şekilde ilerlemesi için ciddi şekilde çalışmalarımız oldu. Bugün bu konuda konunun muhataplarıyla görüşmelerimiz oldu, taleplerimiz oldu. Ettiğimiz talepleri de bundan sonra göreve gelecek arkadaşlar öyle umut ediyorum ki takip edeceklerdir. Yine işte meyvecilikle alakalı depoculuk yine yani yalnızca tahıllı olarak da bakmamak gerekiyor. Meyve üretiminde de biliyorsunuz ciddi şekilde depoculuğa ihtiyaç var. Kış mevsiminde biz meyve veya sebzeyi belki rahat manada ulaşıyoruz ama bu o depoların olmasıyla oluyor. Depoculuğun çok kıymetli olduğunu depoculuk tüketicilerin ürünleri daha uygun fiyatlarla ulaşabileceğini düşünmekteyim" şeklinde konuştu.
 
Tuğba Kulasoy