Lapseki Milli Eğitim Müdürü Harun Çetin tarafından Hükümet konağı önündeki Atatürk Büstüne çelenk konularak başladı. Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından hükümet konağı önündeki program sona erdi.

Daha sonra Dalyan mahallesindek İsmail Baykut İlk okulu konferans salonundaki programa geçildi.

Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmayı ise İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Çetin Yaptı. Çetin” Hiçbir övgü veya taltifin kıymetini izah edemeyeceği, kutsal ve kadim bir mesleğin mensupları olarak, bu mesleğin kadr’ü kıymetini toplumun her kesimine hatırlatma vesilesi olan, Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, 24 Kasım Öğretmenler Günü’müzü canı gönülden kutluyor hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu anlamlı günde 24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, kutsal olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden, Türkiye Yüzyıl’ının şafağında, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, kendini yeni neslin inşasına adamış siz değerli çalışma arkadaşlarıma en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Başta görevi başında şehit olmuş eğitimcilerimiz olmak üzere, ahirete irtihal eden tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Uzun yıllar boyunca öğrencilerini çok büyük bir hassasiyetle, büyük bir fedakârlıkla yetiştirmiş, bugün artık emekli olmuş öğretmenlerimize de sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler niyaz ediyorum.

“Öğretmenler tarih boyunca toplumun her zaman önünde durmuş, onları geleceğe hazırlamış kimselerdir. Kutsal olduğu kadar mesuliyeti de yüksek bir mesleği icra ederler. Gerçekleştirdikleri eğitim öğretim faaliyetiyle adeta istikbalimizi şekillendirirler. Nurettin Topçu'ya göre Muallim; "İnsanoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden, dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insandır. Geleceği imar eden öğretmen, mesleğini icra ederken hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz. Kendisine emanet edilen minik bedenleri bir kuyumcu titizliğiyle işlerken, bir anne şefkati kadar sabırlı, bir baba şefkati kadar koruyucudur. Bütün bunları yaparken gücünü bazen minik bir öğrencinin dünyalara değişilmez gülümsemesiyle ‘’ÖĞRETMENİM’’ demesinin verdiği mutluluktan, bazen de geleceğin, doktorunu, mimarını, öğretmenini, mühendisini yetiştirmenin gururundan alır.

Yurdumuzun her köşesinde, Şanlı bayrağımızın dalgalandığı her yerde "Büyük Ülke Güçlü Türkiye" hedefimizi inşa etmek üzere hizmette bulunan fedakârca çalışan, en zorlu şartlarda dahi mesleklerini sevgiyle icra eden öğretmenlerimiz, her türlü övgü ve takdire layıktır. Beşikten mezara kadar ilim tahsil etmeyi emreden, kalemin kılıçtan üstün olduğu, bir medeniyetin mensupları olarak Gönüllerimizde müstesna bir yere sahip olan öğretmenlerimize hepimiz şükran borçluyuz.

 

KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM, SEVGİLİ ÖĞRETMEN ARKADAŞLARIM.

Öğretmenlik mesleği, her şeyden önce bir ideal, gaye ve bir hizmet mesleğidir. Bir öğretmenin en önemli özelliği, sevgi dolu yüreğidir. Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Öğretmenler; yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır!" sözü bize ışık tutmalıdır.  Mevlâna’yı, Yunus Emre'yi, Hacı Bektaş-ı Veli'yi, Ahmet Yesevi'yi, Mimar Sinan'ı, Alpaslan'ı, Fatih Sultan Mehmed’i, Yavuz Sultan Selimi ve Mustafa Kemal'i yetiştiren de öğretmendir.

Başağın yetişmesine engel, zararlı otlar değil; çiftçinin ihmalidir. Bunun için muhatabı insan olan bizlerin yapacağı bir hatanın telafisi yoktur. Sevgi dolu bir öğretmen ışık demektir. Öğrenciler onu arar, onu sorar. Unutmayınız ki en çok sevilen öğretmen, en çok seven öğretmendir.

Yunus Emre: "Dostun evi gönüllerdir, Gönüller yapmaya geldim." diyor. O halde, Gönüllere talip olmalıyız. Gönüllere girmeliyiz. Sevgiyle, merhametle, sabırla ve şefkatle Çocuklarımızın "Kalbine dokunmalıyız."...Bizler, öğrencilerimize sevginin yanında "Güven" vermeliyiz ve onlara "Güven" duymalıyız

Öğrencilerimizi bilgiyle donatırken; onları vicdanlı ve ahlaklı olarak da yetiştirmeliyiz. Onlara örnek ve model olmalıyız. Milli ve manevi değerlerimizi; vatan sevgisini, millet sevgisini ve bayrak sevgisini vermeliyiz.

Adlarını rahmetle andığım Şehit Hüseyin ÇETİN, Şehit Engin EKER, Şehit Halil Kandemir, Şehit Şenay Aybüke Yalçın, Şehit Necmettin Yılmaz, ve diğer şehit öğretmenler ….. bu öğretmenlerimizden aldığımız kutlu bayrağı hep birlikte daha da ileriye taşıyıp bizden sonrakilere gururla teslim edeceğimize canı gönülden inandığımı belirterek, Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu önemli günde, yurt içinde ve dışında görev yapan tüm öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyor, Mesleğe yeni başlayan genç meslektaşlarımı tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum.  Her birinin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.

Bilvesile, terör saldırılarında ve vazife sırasında kaybettiğimiz şehitler başta olmak üzere ebediyete irtihal eden tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyor, tüm maarif camiamızı ve sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum”dedi.

Daha sonra Lapseki Şehit Hüseyin Çetin imam hatip ortaokulu öğrencileri ve öğretmenleri tarafından hazırlanan  “Öğretmen Eliyle Cana Dokunmak” adlı tiyatro oyunu gösterisi sergilendi.

Programa Lapseki Kaymakamı Emre Öztürk, Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz,  Cumhuriyet BaşsavcısıMehmet Emrah Toprak,  İlçe Jandarma Komutanı Berat Demirtuğ ,İlçe Emniyet Müdürü Faruk Karabulut, ilçe milli eğitim müdürü Harun Çetin ve öğretmenler katıldılar.

Daha sonra  ilçe kaymakamlığı tarafından Öğretmen evinde verilen yemeğe geçildi. Günün anısına yaptırılan pastayı ise ilçe kaymakamı Emre Öztürk, Belediye başkanı Eyüp Yılmaz ve ilçe milli Eğitim müdürü Harun Çetin birlikte kestiler.

 

Ercan Özçetin